MİLLİYET GAZETESİ YAZARI MEHMET DEMİRKOLDAN DEĞERLENDİRME

Auf Schalke, of Schalke! Bir önceki Pazartesi akşamı Fenerbahçe, yeni adıyla Veltins Arenada son antrenmanını yaparken, tek başına en yukarıdaki koltuklardan birine oturup, takımından çok bu muhteşem stadı seyreden Aziz Yıldırımın ruh halini anlamaya çalışıyorum. Büyük uğraşlarla ülke standartlarının çok üzerinde bir stat yaptı Yıldırım. Avrupa ölçülerinde pahalı transferler ekledi yanına. Çok övüldü; övdük bu yönüyle... Ama bir gün bir maça gitti. 2001 yılında, yani Fenerbahçenin daha ilk tribünü inşa etmeye çalıştığı yılda tamamlanan Auf Arenayı gördü. Camdan bir saray. 186 milyon euroya mal olan Almanyanın tamamı özel sektör tarafından yapılmış ilk stadı. Her gün dolu olan restaurantlarıyla, toplantı salonlarıyla muhteşem bir yapı. Ne yalan söyleyeyim. Ben Türkiyede böyle stat değil, böyle bina görmedim. Almanlar için de sıradan değil bu yapı. Bundan önceki Başbakan Schröder, Polonya Başbakanını burada ağırlamıştı misal. Dünyanın en büyük opera sahnesi buraya kurulmuştu ayrıca. Saracoğlunun inşası bitmeden, 4 yıl önce hizmete girmiş bu stada bakarken Yıldırım acaba ne düşündü? Bu ekonomilerle mücadele etmenin ne kadar zor olduğunu muhtemelen. Bizim küçümsediğimiz, sıradan bulduğumuz bir Alman takımının böylesine bir stada sahip olması insanda moral bırakır mı? Ve bu durum futboldan bağımsız mı? Fenerbahçe, Türkiye standartlarında çok iyi bir takım kurdu. Pahalı bir takım. Güvendiğim yayınlardan biri olan transfermartk.deye göre bu takımın takribi değeri 73 milyon Euro civarında. Ya peki Schalke? Onlara biçilen değer ise 90 milyon euro. Aklımızdakinden ne kadar farklı değil mi? Sıradan saydığımız, hatta belki yok saydığımız Schalke aslında bu. Hedef sorunu Sanırım bizde bir kendini konumlandırma, dolayısıyla hedef belirleme sorunu var herşeyden önce. Yani çoğumuzda... Global dünyanın gerçekleriyle karşı karşıya kaldığımızda yaşadığımız şok bundan. Burada işimize gelen verilerle kendimize bile gerçeklik yaratıyoruz. Sonra gerçek dünyayla yüzleştiğimizde her şey tuzla buz oluyor. Misal tarihimizin tartışmasız en başarılı takımı olan o Galatasarayın, UEFA Kupasına giderken Dortmundu nasıl perişan ettiğini hatırlıyoruz da, o yıl Şampiyonlar Liginde grupta elendiğini, hem de Herthaya geçildiğini unutuyoruz. Ve diyoruz ki, Alman ligi de Alman futbolu da bitmiş. Tarihimizin en başarılı milli takımıyla övünürken 3.lüğümüzden dem vuruyoruz, ama aynı kupada onların final oynadığını ıskalıyoruz. Öyle ya da böyle. Yani diyeceğim, her dışarı çıkışımızda şoka uğramamız sanırım bizim kendi gerçeklerimiz olmasından. Burası, 120 sene önce olduğu gibi hâlâ konvertibl değil dünyaya. Ama olacak, istem dışı olsa da.
| Sıra | Takım | O | G | B | M | P |
| 1 | FENERBAHÇE | 32 | 21 | 5 | 4 | 76 |
| 2 | Trabzonspor | 32 | 19 | 7 | 2 | 76 |
| 3 | Bursaspor | 28 | 14 | 10 | 4 | 52 |
| 4 | Gaziantepspor | 28 | 14 | 7 | 7 | 49 |
| 5 | Kayserispor | 28 | 12 | 7 | 9 | 43 |
| 6 | Eskişehirspor | 28 | 11 | 9 | 8 | 42 |
| 7 | Beşiktaş | 27 | 11 | 6 | 10 | 39 |
| 8 | İstanbul B.B | 28 | 11 | 4 | 13 | 37 |
| 9 | Karabükspor | 28 | 10 | 7 | 11 | 37 |
| 10 | Manisaspor | 28 | 11 | 3 | 14 | 36 |
| 11 | MP Antalyaspor | 28 | 9 | 9 | 10 | 36 |
| 12 | Gençlerbirliği | 28 | 9 | 7 | 12 | 34 |
| 13 | Ankaragücü | 28 | 8 | 9 | 11 | 33 |
| 14 | Galatasaray | 28 | 8 | 7 | 13 | 33 |
| 15 | Sivasspor | 28 | 8 | 7 | 13 | 31 |
| 16 | Bucaspor | 28 | 6 | 6 | 16 | 24 |
| 17 | Kasımpaşa | 27 | 5 | 5 | 17 | 20 |
| 18 | Konyaspor | 28 | 3 | 9 | 16 | 18 |